Mutluluk ve iyi oluşun küresel ölçekte yeniden düşünüldüğünü belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi, İş ve Örgüt Psikoloğu Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Mutluluk artık yalnızca bireysel bir duygu değil; kamu politikalarının ve kalkınma anlayışının merkezinde yer alan bir göstergedir” dedi.
Son yıllarda mutluluk araştırmalarında özellikle sosyal ilişkilerin gücü, toplumsal güven, ekonomik eşitsizlik ve dijital yaşamın etkileri gibi konuların öne çıktığını belirten Uzunkoca, “Araştırmalar yalnızlık ve sosyal izolasyonun mutluluğu önemli ölçüde düşürdüğünü, toplumlarda güven düzeyi yükseldikçe ortalama mutluluğun arttığını ve ekonomik eşitsizliklerin yüksek olduğu toplumlarda mutluluk düzeylerinin daha düşük olduğunu göstermektedir” dedi.
İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi, İş ve Örgüt Psikoloğu Ülfet Uzunkoca, 20 Mart Dünya Mutluluk Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede mutluluk kavramının küresel ölçekte nasıl ele alındığını, kalkınma anlayışındaki dönüşümü ve mutluluk araştırmalarının temel dinamiklerini değerlendirdi.
Mutluluk, yalnızca bireysel bir deneyim değil
20 Mart’ın, Birleşmiş Milletler tarafından 2012 yılında Uluslararası Mutluluk Günü olarak ilan edildiğini hatırlatan Uzunkoca, “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 66/281 sayılı kararıyla kabul edilen bugün, mutluluk ve iyi oluşun insanların yaşamında evrensel bir hedef olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekmektedir. Bu yaklaşım, mutluluğun yalnızca bireysel bir deneyim değil; aynı zamanda kamu politikalarında dikkate alınması gereken bir iyi oluş göstergesi olduğunu vurgulamaktadır” dedi.
Kalkınma anlayışı değişiyor
Dünya Mutluluk Günü’nün ortaya çıkışında Bhutan’da geliştirilen kalkınma yaklaşımının etkili olduğunu belirten Uzunkoca, “Bhutan, 1970’li yıllardan bu yana ülkelerin başarısının yalnızca Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) ile ölçülmesinin yeterli olmadığını savunarak bunun yerine ‘Gross National Hapiness – Ulusal Mutluluk’ anlayışını önermiştir. Bu yaklaşıma göre, kalkınma yalnızca ekonomik büyümeyle değil, sosyal refah, çevresel sürdürülebilirlik ve psikolojik iyi oluş gibi unsurların birlikte değerlendirilmesiyle anlam kazanmaktadır. Bu perspektif, özellikle 2010’lu yıllardan itibaren uluslararası politika tartışmalarında daha görünür hâle gelmiştir” diye konuştu.
20 Mart’ın sembolik anlamı
20 Mart tarihinin seçilmesinin de sembolik bir anlam taşıdığını ifade eden Uzunkoca, “Bu tarih, gece ve gündüzün eşit olduğu ilkbahar ekinoksuna denk gelmektedir. Ekinoksun temsil ettiği denge fikri, refahın ve iyi oluşun toplumlar arasında dengeli biçimde paylaşılması gerektiğini hatırlatan güçlü bir semboldür” dedi.
Mutluluk politikaların merkezine alınıyor
Dünya Mutluluk Günü’nün temel amacının mutluluğu kamu politikalarının önemli bir hedefi olarak tanımlamak olduğunu belirten Uzunkoca, “Bu yaklaşım; ekonomik büyümenin yanı sıra iyi oluş göstergelerinin dikkate alınmasını, yoksulluğun azaltılmasını, eşitsizliklerin düşürülmesini ve sürdürülebilir kalkınma ile psikolojik iyi oluşun birlikte düşünülmesini teşvik etmektedir. Bu nedenle her yıl bu tarihlerde World Happiness Report yayımlanarak küresel ölçekte iyi oluş verileri analiz edilmektedir” dedi.
2026’nın teması: Sosyal medya ve mutluluk
Bu yılın temasının “sosyal medya ve mutluluk” olarak belirlendiğini ifade eden Uzunkoca, “Bu tema, dijital etkileşimlerin mutluluk ve iyi oluşla ilişkisini gündeme taşımakta; sosyal medyanın hem yaratabileceği zorluklara hem de daha yapıcı, daha bilinçli ve daha olumlu kullanım biçimlerine dikkat çekmektedir. Aynı zamanda çevrim içi ortamda kurulan ilişkilerde gösterilen özenin, kullanılan dilin ve yapılan tercihlerin bireysel ve toplumsal düzeyde fark yaratabileceğine işaret etmektedir. Bu yönüyle tema, daha mutlu ve daha nazik bir sosyal ortamın yalnızca yüz yüze değil, dijital dünyada da birlikte inşa edilebileceğini vurgulamaktadır” diye konuştu.
Mutluluk ölçülebilir bir kavram
Dünya Mutluluk Raporu’nun bilimsel verilere da
1
Yapay Zeka-SOC paradoksu: Yüksek beklentiler uygulama zorluklarıyla karşı karşıya
7 kez okundu
4
Bornova’da yaratıcı drama ile hayata yeniden katılım
6 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.